Sevginin Gücü Adına Vesta 77

17-04-2016

İYİLEŞMENİN SIRRI: DOĞUM "AN"NIZI ŞİFALANDIRMAKTA... GERİ

İYİLEŞMENİN SIRRI: “DOĞUM ANI”NIZI ŞİFALANDIRMAKTA …

 

Ana rahminde oluşumumuzun başlama anından itibaren çocukluk dönemindeki yaşanmışlıkların kişinin tüm yaşam deneyimlerine yansımasını araştıran ve beden-zihin-ruh zemininde uygulamalarını sürdüren doğum psikolojisi disiplininin araştırmalarına göre; anne adayının duygusal ve fizyolojik sağlığı karnındaki bebeği etkilemekte.

Yapılan son bilimsel araştırma sonuçlarına göre; sperm ve yumurta birleşme anından itibaren, fetusun gelişimi ve ardından doğum anı; “öz”ünüzde, gerçeklikte kim olduğunuzun en önemli belirleyicisi. Yaşam hakkındaki hissiyatlarınızı, yaşamda alacağınız kararları,  hatta psikolojik ve fizyolojik olarak karşılacabileceğiniz hastalık ve sorunların biçimlendiği anın: Dünyaya gelmeyi seçtiğiniz “an”da oluşmaya başladığını biliyor musunuz?

Ebeveynlik, bir can ın Dünyaya gelmesine vesile olmayı seçtiğiniz an başlayan bir süreçtir. Hamilelik süreci boyunca duyularımızın merkezi olarak nitelendirilen “limbik sistem” aktiftir. Dolayısı ile hamilelik süreci, anne adayının kendi içsel dinamiklerini keşfettiği; kendi annesi ve partneri/eşi ile olan ilişkisini yeniden düzenleme ihtiyacı hissettiği, kendi benliğini tümüyle anlamlandırmak istediği bir içsel yolculuktur.

Gebelik sürecinde anne adayının biyo-psikolojik olarak yatkın olduğu psikolojik sorunlar yüzeye çıkabilir, çünkü o güne değin bastırılmış ifade bulmamış enerjiler/duygular ifade bulmak isteyecektir.

Doğum öncesinde, anne adayının geçmiş travmatik izlerinden arınması sağlıklı bir insan Dünyaya getirebilmesi için çok önemlidir. Çünkü ana rahminde bebekler herşeyi algılamakta ve bedensel hafızalarına kaydetmektediler. Tüm travmatik deneyimlerin izleri bedensel hafızamızın kayıtlarında saklıdır.

Yapılan son istatisksel araştırma sonuçlarına göre; anne adayının deneyimleyeceği “depresif bozukluk” süreci karnındaki bebeğin de aynı “depresif bozukluk” semptomlarını deneyimlemesine neden olmaktadır. Ve bebek dünyaya geldiğinde uygun çevresel/sosyal koşullar zemini oluştuğunda bir birey olarak “depresif bozukluk” deneyimleme ihtimali; psikolojik olarak sağlıklı bir anne adayının dünyaya getirdiği bebeğe oranla daha fazla olduğu bulgulanmaktadır.

            Anne karnında geçirilen “9 ay”lık süreç tüm yaşamımızı biçimlendiriyor…

 

Rahim; dünyadaki hikeyemizin başladığı zemindir. Bu zeminde meydana gelen her türlü hissiyat dünyayı algılama biçimimizi şekillendirmektedir. Rahimde geçirdiğimiz süreçte anne adayının deneyimlediği herşeyi karnındaki bebek de birebir deneyimlemektedir. Dolayısıyla anne adayının doğum süreci boyunca “doğum psikoloğu” ile birebir çalışması ve travmatik deneyimlerini şifalandırması sağlıklı bir bebeğin dünyaya gelmesine vesile olur.

Doğum hikayenizi biliyor musunuz?

Doğum anı; rahimden ayrışma ve yeni bir zemine, dış dünyaya “merhaba” dediğimiz ilk an; ilk soluk ilk bağımsızlık nasıl gerçekleşti ise dünya ya bakış açınızın zemini oluşturuyor. Doğal bir doğum ile kendi istediğiniz zaman ve kendi istediğiniz gibi mi dünyaya geldiniz, yoksa başka insanların (ebeveynleriniz ve doktorlar) seçtiği, belirlediği bir zaman diliminde hiç de istemediğiniz bir şeklide mi dünyaya geldiniz?

Doğum “an”ınıza hangi duygular eşlik etti? Sevgi, kabul, güven, sevecenlik mi, yoksa travmatik korku ve kaygı duygularının eşlik ettiği biir doğum “an”ınız mı var? İlk yaşam deneyimleri rahimden özgürleşme anındaki ve sizi dünyaya getirmeye vesile olan kişi ile olan ilk temas/buluşma bütünüyle hafızanızda canlı. Sadece bilinçdışı mekanizmanızda kayıtlı, yaşam deneyimlerinizle birlikte kendisini fobiler, depresif ve kaygı bozuklukları, güven problemleri, suçluluk duyguları ile yaşamınıza karabasan gibi çöküyor olabilirler.

Şifalanmak ve iyileşmek için hiçbir zaman geç değildir. Doğum anınızı tekrar şimdi ve burada psiko-dönüşüm (bireyleri öğrenilmiş sınırlamalardan özgürleştirmeye yönelik psikoterapi uygulaması) seansları ile yeniden canlandırabilir ve anlamlandıramadığınız  hiç de işlevsel olmayan duygu ve düşüncelerinizden özgürleşmek sizin elinizde…

 

 

 

 

 

 

Yazdır