Sevginin Gücü Adına Vesta 77

12-01-2016

DOĞUM=ÖLÜM GERİ

“İnsanlar, birbirleri için dünyaya gelmişlerdir. Bu nedenle eğitin ya da katılın onlara.” Marcus Aurelius

 

Bir Tibet hikayesinde anlatılanlara göre;  çocuğu hastalanarak ölen anne, oğlunun cesedi ile deli gibi sokaklarda dolaşıp her rastladığı insandan oğlunu yaşama geri döndürmesi için yardım istemiş. Sonunda köylerden birinde bu mucizeyi gerçekleştirebilecek tek kişi Buddha’dır diyen bir bilgeye rastlamış.

Anne Buddha’ya gitmiş ve oğlunu yaşama getirsin diye ona yalvarmış. Ve ne isterse ona vermek için herşeyi yapacağını söylemiş.

 

Buddha, anneyi dinlemiş ve;

“Senin acını sona erdirecek tek bir yol var, şehre in ve acının yaşanmadığı her evden bir hardal tohumu al ve hepsini buraya getir.” Demiş.

 

Anne, hemen  şehre koşmuş ve kapı kapı dolaşmış ancak acının henüz yaşanmadığı tek bir ev bulamamış ve o an anlamış ki; acıdan özgürce ayrılmanın tek yolu oğlunun ölüsüyle vedalaşması imiş.

 

ÖLÜM Nedir?

            İnsanın en çok korktuğu şey; bilmediği şeydir. Ve insanın en çok bilmediği şey de ölümdür.

Çocukları gözlemlerseniz cesurca, korkusuzca eylemde var olurlar. Çünkü “ölümsüz varlık” olduklarının bilincindedirler. Yetişkinliğe doğru ilerlerken yavaş yavaş toplumsal bilincin tesiri ile “ölümlü varlık” gibi sanki sadece bir tanecik ömür (doğum ve bedenin özgürleşmesine mutabık ortalama 85-120 yıl) deneyimlemeye hakkımız varmış gibi yaşarız. Oysaki bir an düşünün; insanın doğduğu andan itibaren bedenin yaptığı tek şey doğumdan ölüme doğru yürümektir. Ve beden her saniye, her dakika, her saat, her nefes verişte ölmektedir, farkında mısınız?

 

Yaşam varsa, ölüm de vardır. Bu iki yaşamsal deneyimi birbirinden ayırmak mümkün değildir. Tıpkı madeni bir paranın iki yüzü gibi düşünün; biri olmazsa diğeri de asla var olamaz.

 

Ölümü bir “son” olarak algı kalıplarına yerleştirmemiz toplumsal bilincin tesirinden kaynaklanmaktadır. Ve toplum içerisinde çoğu insan; “gidip de dönen olmadı ki, nereden bilelim ne olacağını…” biçiminde deneyim yetersizliğinden kaynaklanan sözcükler ifade etmektedirler. Oysaki bugün bilim adamları da; bedenin ölümünün ardından bilincin mutlak sonsuz yolculuğuna devam ettiğine dair araştırmalar yayınlamaktadırlar.

 

Hatırlayın; hiçbir şeyi sonsuza dek tutamazsınız, ancak bırakarak sonsuzluğa erişebilirsiniz.

* Sevgi’nin gücü adına VESTA 77 *

Yazdır